<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>siyasi, ekonomik ve sosyal haberler &#187; Siyaset</title>
	<atom:link href="http://gazetetv.com/siyaset/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://gazetetv.com</link>
	<description>gazetetv.com</description>
	<lastBuildDate>Fri, 01 Jan 2010 06:00:15 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>YUNANİSTAN Basını &#8211; 23.11.2009</title>
		<link>http://gazetetv.com/dis-basin/yunanistan-basini-23-11-2009.html</link>
		<comments>http://gazetetv.com/dis-basin/yunanistan-basini-23-11-2009.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 09:10:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dış basın]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Eleftherotipia]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gazetetv.com/?p=119</guid>
		<description><![CDATA[Eleftherotipia: &#8220;Yunanistan ve İngiltere İlk Defa Ortak Çizgide İlerliyor&#8221; &#8220;(&#8230;) İngiliz siyasetçinin AB Dışişleri Bakanlığı görevine seçilmesi, Yunanistan ve Kıbrıs&#8217;ı ilgilendiren konular açısından önemli -ve galiba olumsuz- bir anlam taşıyor. &#8216;İngiltere tarafından yönlendirilen&#8217; bir AB Dışişleri Bakanlığının Türkiye&#8217;nin &#8216;engelsiz&#8217; AB üyelik sürecini kolaylaştırması ve Kıbrıs sorununun kısa sürede çözülmesi konusunda baskı uygulaması bekleniyor.(&#8230;)&#8221;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eleftherotipia: &#8220;Yunanistan ve İngiltere İlk Defa Ortak Çizgide İlerliyor&#8221;</strong> &#8220;(&#8230;) İngiliz siyasetçinin AB Dışişleri Bakanlığı görevine seçilmesi, Yunanistan ve Kıbrıs&#8217;ı ilgilendiren konular açısından önemli -ve galiba olumsuz- bir anlam taşıyor. &#8216;İngiltere tarafından yönlendirilen&#8217; bir AB Dışişleri Bakanlığının Türkiye&#8217;nin &#8216;engelsiz&#8217; AB üyelik sürecini kolaylaştırması ve Kıbrıs sorununun kısa sürede çözülmesi konusunda baskı uygulaması bekleniyor.(&#8230;)&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gazetetv.com/dis-basin/yunanistan-basini-23-11-2009.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İTALYA Basını &#8211; 23.11.2009</title>
		<link>http://gazetetv.com/dis-basin/italya-basini-23-11-2009.html</link>
		<comments>http://gazetetv.com/dis-basin/italya-basini-23-11-2009.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 09:01:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dış basın]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Giorgio Napolitano]]></category>
		<category><![CDATA[Il Sole 24 Ore]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gazetetv.com/?p=109</guid>
		<description><![CDATA[Il Sole 24 Ore: &#8220;Napolitano&#8230; Reformlar Konusunda Umut Işığı&#8221; &#8220;Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano, resmî ziyarette bulunduğu Türkiye&#8217;den ayrılmadan önce, gazetecilerin siyasi gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Napolitano&#8217;nun bu resmî ziyaretinde tamamıyla gündemdeki konular ele alındı. Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye üyelik sürecinde katettiği yol da görüşülen başlıca konular arasındaydı. Hükûmette yer alan Kuzey Ligi Partisi, Türkiye&#8217;nin katılımına açıkça karşı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Il Sole 24 Ore: &#8220;Napolitano&#8230; Reformlar Konusunda Umut Işığı&#8221; </strong>&#8220;Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano, resmî ziyarette bulunduğu Türkiye&#8217;den ayrılmadan önce, gazetecilerin siyasi gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Napolitano&#8217;nun bu resmî ziyaretinde tamamıyla gündemdeki konular ele alındı. Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye üyelik sürecinde katettiği yol da görüşülen başlıca konular arasındaydı. Hükûmette yer alan Kuzey Ligi Partisi, Türkiye&#8217;nin katılımına açıkça karşı. Buna karşın Napolitano şöyle konuştu: &#8216;Hükûmetin bir gücü kendi yoluna giderse, hükûmete ne mi olur? Bunu bana değil, Başbakana sormanız gerekir. Göçmen politikası konusu? Sanırım zoraki korkular söz konusu. Fransızların elinden işini alacağı söylenen Polonyalı muslukçu korkusunun Fransa&#8217;da harekete geçtiği zamanı hatırlıyor musunuz? Artık bu konuda konuşan kalmadı. Ortalığı karıştırmak kolaydır. Türkiye ile de aynı şey oluyor.&#8217;&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gazetetv.com/dis-basin/italya-basini-23-11-2009.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İSPANYA Basını &#8211; 23.11.2009</title>
		<link>http://gazetetv.com/dis-basin/ispanya-basini-23-11-2009.html</link>
		<comments>http://gazetetv.com/dis-basin/ispanya-basini-23-11-2009.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 09:00:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dış basın]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Angela Merkel]]></category>
		<category><![CDATA[Belçika]]></category>
		<category><![CDATA[El Publico]]></category>
		<category><![CDATA[Herman Van Rompuy]]></category>
		<category><![CDATA[Hristiyan]]></category>
		<category><![CDATA[Nicolas Sarkozy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gazetetv.com/?p=107</guid>
		<description><![CDATA[El Publico: &#8220;Van Rompuy, Türkiye Hakkında Şahsi Görüşünü Değil, Konseyin Görüşünü İfade Edecek&#8221; “Belçikalı Herman Van Rompuy&#8217;un Avrupa Birliği Başkanı olarak atanması, başlangıçta Türkiye&#8217;nin yakın bir gelecekte AB&#8217;nin bir parçasını oluşturması yönündeki seçeneklere kapının kapatılması anlamına geliyordu. Cizvit eğitimi alan ve &#8216;Hristiyanlık, modern bir düşünce’ gibi kitapların yazarı olan Van Rompuy, Ankara&#8217;nın iki ana muhalifi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>El Publico: &#8220;Van Rompuy, Türkiye Hakkında Şahsi Görüşünü Değil, Konseyin Görüşünü İfade Edecek&#8221;</strong> “Belçikalı Herman Van Rompuy&#8217;un Avrupa Birliği Başkanı olarak atanması, başlangıçta Türkiye&#8217;nin yakın bir gelecekte AB&#8217;nin bir parçasını oluşturması yönündeki seçeneklere kapının kapatılması anlamına geliyordu. Cizvit eğitimi alan ve &#8216;Hristiyanlık, modern bir düşünce’ gibi kitapların yazarı olan Van Rompuy, Ankara&#8217;nın iki ana muhalifi, Angela Merkel ve Nicolas Sarkozy tarafından teşvik gördü. Bununla birlikte Başkan olarak yaptığı ilk konuşmasında Van Rompuy, Türkiye konusunda şahsi görüşünün önemli olmadığına ve sadece Konseyin görüşünü ifade edeceğine açıklık getirdi. Rompuy, 2004&#8242;te, &#8216;Türkiye&#8217;nin Avrupa&#8217;nın herhangi bir parçasını oluşturmayacağını’ vurguladığı oldukça tartışmalı bazı açıklamalar yapmıştı. AB&#8217;nin en tutucu kesimleri uzun zamandır, Avrupa&#8217;nın Hristiyan köklerinin tanınmasını istiyorlar ve şimdi Hristiyan Demokrat Partinin üyesi olan Belçikalı lider kendilerini temsil edecek. Merkel ve Sarkozy, Hristiyanlık konusunda her zaman aynı çizgiyi takip etmiyorlar, ancak söz konusu Türkiye&#8217;nin katılımıysa her zaman karşı oldular. Daha iki hafta önce Alman Şansölye, Berlin&#8217;deki Hristiyan Demokrat Birlik Partisi&#8217;nin (CDU) gençlik kolu olan &#8216;Genç Birlik’ tarafından düzenlenen toplantıdaki konuşmasında, AB&#8217;yi Doğu&#8217;ya doğru genişletmenin bir anlamı olmadığını söylemiş, ancak Ankara ile güçlü bir stratejik müttefikliğin taraftarı olduğunu belirtmişti. Sarkozy ve Merkel, Van Rompuy&#8217;un seçilmesini en fazla teşvik eden kişiler ve bundan da anlaşılıyor ki Belçikalı Başkan, son açıklamasıyla konuya açıklık getirmiş görünse de Türkiye konusunda bu iki siyasiyle hemfikir. Diğer yandan Sorkozy, bu ay Bild am Sonntag gazetesine, &#8216;İyi organize olmuş bir Avrupa&#8217;ya ihtiyacımız var. Bu da sınırsız bir şekilde genişleyemeyeceğimiz anlamına geliyor. Türkiye&#8217;ye sözler vermeye devam etmemeliyiz.’ demişti. Berlin için Türkiye&#8217;ye doğru açılım, stratejik bir sorun. Almanya, çok sayıda Türk kökenli vatandaşa sahip ve Ankara&#8217;nın katılımı, kendileri için hatırı sayılır miktarda mülteci akını anlamına gelebilir.(&#8230;)”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gazetetv.com/dis-basin/ispanya-basini-23-11-2009.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İNGİLTERE Basını &#8211; 23.11.2009</title>
		<link>http://gazetetv.com/dis-basin/ingiltere-basini-23-11-2009.html</link>
		<comments>http://gazetetv.com/dis-basin/ingiltere-basini-23-11-2009.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 08:57:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dış basın]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Financial Times]]></category>
		<category><![CDATA[Reuters]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gazetetv.com/?p=105</guid>
		<description><![CDATA[Financial Times: &#8220;Türk Tartışması Kızışıyor&#8221;“(&#8230;) Ben size ne olduğunu söyleyeyim. Miliband ve diğer olası İngiliz adayların hepsi, Türkiye&#8217;nin AB üyeliğinin güçlü savunucuları. Böylece, AB&#8217;nin dış ilişkilerinde temel bir görüşe katılmayan bir AB Başkanı ve AB dış politika şefimiz olabilir. Birleşmiş bir Avrupa için ne şahane bir formül.”
Reuters: &#8220;Ara Buluculuk Rolü Türkiye&#8217;ye Araplar Arasında İtibar Kazandırdı&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Financial Times: &#8220;Türk Tartışması Kızışıyor&#8221;</strong>“(&#8230;) Ben size ne olduğunu söyleyeyim. Miliband ve diğer olası İngiliz adayların hepsi, Türkiye&#8217;nin AB üyeliğinin güçlü savunucuları. Böylece, AB&#8217;nin dış ilişkilerinde temel bir görüşe katılmayan bir AB Başkanı ve AB dış politika şefimiz olabilir. Birleşmiş bir Avrupa için ne şahane bir formül.”</p>
<p><strong>Reuters: &#8220;Ara Buluculuk Rolü Türkiye&#8217;ye Araplar Arasında İtibar Kazandırdı&#8221;</strong> “(&#8230;) Katılımcıların yarısından çoğu Avrupa Birliği&#8217;nde Müslüman bir ülkenin olmasını desteklerken, yüzde 64&#8242;ü Türkiye&#8217;nin Birliğe katılma girişiminin Arap dünyası üzerinde olumlu etkisinin olduğunu söyledi. Raporun yazarlarından Sabiha Şenyücel Gündoğar ise &#8216;Türkiye bölgede aktif olduğu müddetçe, AB üyelik sürecinde eli güçlenecek; AB yolunda ilerledikçe de bölge ülkelerindeki rolü artacak.’ dedi.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gazetetv.com/dis-basin/ingiltere-basini-23-11-2009.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FRANSA Basını &#8211; 23.11.2009</title>
		<link>http://gazetetv.com/dis-basin/fransa-basini-23-11-2009.html</link>
		<comments>http://gazetetv.com/dis-basin/fransa-basini-23-11-2009.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 08:55:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dış basın]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[AFP]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gazetetv.com/?p=103</guid>
		<description><![CDATA[AFP: &#8220;Van Rompuy&#8217;dan, Türkiye&#8217;nin AB Üyeliği Konusundaki Tavrını Netleştirmesi İstendi&#8221; “Avrupa Parlamentosundaki çevreci milletvekilleri bugün, AB&#8217;nin yeni Başkanı Belçikalı Herman Van Rompuy&#8217;dan, 2004 yılında, kendisinin yaptığı bir konuşmada reddettiği, Türkiye&#8217;nin AB üyeliği konusundaki tavrını netleştirmesini istediler. Avrupa Parlamentosunda AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonunun Eş Başkanı Yeşillerden Milletvekili Hélène Flautre, &#8216;Türkiye&#8217;nin üyeliğinin, Avrupa&#8217;nın temel değerleri için bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AFP: &#8220;Van Rompuy&#8217;dan, Türkiye&#8217;nin AB Üyeliği Konusundaki Tavrını Netleştirmesi İstendi&#8221; “Avrupa Parlamentosundaki çevreci milletvekilleri bugün, AB&#8217;nin yeni Başkanı Belçikalı Herman Van Rompuy&#8217;dan, 2004 yılında, kendisinin yaptığı bir konuşmada reddettiği, Türkiye&#8217;nin AB üyeliği konusundaki tavrını netleştirmesini istediler. Avrupa Parlamentosunda AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonunun Eş Başkanı Yeşillerden Milletvekili Hélène Flautre, &#8216;Türkiye&#8217;nin üyeliğinin, Avrupa&#8217;nın temel değerleri için bir tehdit olacağını inançla argümanlara dayandıran bir siyasetçinin Avrupa Konseyinin başına atanmasından endişe duyuyorum.’ dedi. Hélène Flautre, Van Rompuy&#8217;un, Türkiye konusunda açıklamada bulunması gerektiğini zira Angela Merkel ile Nicolas Sarkozy&#8217;nin Van Rompuy&#8217;un atanmasına verdiği yoğun desteğin, 2004&#8242;te gelişen, Türkiye hakkındaki bu eski inanca şüphesiz benzer olduğunu söyledi. Avrupalı Yeşiller, Türkiye&#8217;nin AB üyeliğine olumlu bakıyor oysa ki bu konudaki müzakereler hâlihazırda yerinde sayıyor. Aralık 2004&#8242;te Flaman Hristiyan-Demokrat Partinin üyesi Van Rompuy şöyle demişti: &#8216;AB&#8217;nin Türkiye&#8217;yi de içine alacak şekilde genişlemesi, geçmiştekilere benzer bir genişleme gibi değerlendirilemez. Hristiyanlığın temel değerleri de olan Avrupa&#8217;nın evrensel değerleri, Türkiye gibi büyük bir Müslüman ülkenin girişiyle kuvvet kaybedecektir.’ İngiliz basını kısa süre önce, Van Rompuy&#8217;un tutumunu eleştirmek için bu konuşmayı ele aldı. İngiltere, Türkiye&#8217;nin üyeliğine olumlu yaklaşıyor. Van Rompuy&#8217;un yakın çevresi, söz konusu konuşmanın içeriğini önemsiz göstermeye çalışarak ilgili kişinin, hükûmet sorumluluğu bulunmadığı ve muhalefette olduğu bir sırada bu konuşmayı yaptığını vurguladı.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gazetetv.com/dis-basin/fransa-basini-23-11-2009.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AZERBAYCAN Basını &#8211; 23.11.2009</title>
		<link>http://gazetetv.com/dis-basin/azerbaycan-basini-23-11-2009.html</link>
		<comments>http://gazetetv.com/dis-basin/azerbaycan-basini-23-11-2009.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 08:48:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dış basın]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Trend]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gazetetv.com/?p=100</guid>
		<description><![CDATA[Trend: &#8220;Türkiye, Bölgenin Süper Gücü Hâline Geliyor&#8221; “(&#8230;) Türkiye ayrıca, AB üyeliği müzakerelerinde üstlendiği yükümlülükleri daha aktif bir şekilde yerine getirmeye başladı. Ankara&#8217;ya koşulan şartlardan biri de ülkede demokrasi alanında reformların gerçekleştirilmesiydi. Türkiye, AK Parti iktidarına kadar önemli demokratik reformlara tanık olmamıştı. Reformlara, gerçekten de Türkiye&#8217;nin ihtiyacı vardı. Fakat söz konusu reformların, ülkenin AB üyeliği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Trend: &#8220;Türkiye, Bölgenin Süper Gücü Hâline Geliyor&#8221;</strong> “(&#8230;) Türkiye ayrıca, AB üyeliği müzakerelerinde üstlendiği yükümlülükleri daha aktif bir şekilde yerine getirmeye başladı. Ankara&#8217;ya koşulan şartlardan biri de ülkede demokrasi alanında reformların gerçekleştirilmesiydi. Türkiye, AK Parti iktidarına kadar önemli demokratik reformlara tanık olmamıştı. Reformlara, gerçekten de Türkiye&#8217;nin ihtiyacı vardı. Fakat söz konusu reformların, ülkenin AB üyeliği için değil, bölgenin süper gücü hâline gelmesi ve AK Partinin, gerçekten de her zaman halkın yanında olduğunu göstermesi için yapıldığı şeklinde bir izlenim oluşuyor. Çünkü Türkiye, üstlendiği bütün yükümlülükleri yerine getirse de AB, bu ülkeye çifte standart uyguluyordu. (&#8230;) Söz konusu açıklamalar, Türkiye&#8217;nin, eninde sonunda AB&#8217;ye alternatif olarak yeni bir kurum oluşturabileceği konusunda başlangıç olarak değerlendirilebilir. Fakat AB&#8217;ye alternatif bir kurum oluşturması, Türkiye için pek faydalı değil. Ankara, gerçekten de süper güç hâline gelmek ve böylece AB&#8217;nin çifte standardından kurtulmak niyetinde. Bunun için Türkiye&#8217;nin büyük bir potansiyeli var. Yürüttüğü dış politika, bunun, en kısa zamanda gerçekleşeceğini düşünmemizi sağlıyor.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gazetetv.com/dis-basin/azerbaycan-basini-23-11-2009.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ALMANYA Basını &#8211; 23.11.2009</title>
		<link>http://gazetetv.com/dis-basin/almanya-basini-23-11-2009.html</link>
		<comments>http://gazetetv.com/dis-basin/almanya-basini-23-11-2009.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 08:41:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dış basın]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'nın Sesi Radyosu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gazetetv.com/?p=97</guid>
		<description><![CDATA[Almanya&#8217;nın Sesi Radyosu: &#8220;İran İle Yaşanan Nükleer Krizin Aşılması Konusunda Türkiye&#8217;nin Attığı Adımların Avrupa&#8217;daki Yankıları&#8221; “(&#8230;) Peki Türkiye&#8217;nin oynadığı bu rol, AB&#8217;de nasıl yankı buluyor? (&#8230;) İran&#8217;ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine son vermesi için yürütülen pazarlıkların yeniden düğümlenmeye başladığı noktada Türkiye devreye girdi. Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, nükleer görüşmelerin sonuçsuz kalmaması için yürütülen çabalar doğrultusunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya&#8217;nın Sesi Radyosu: &#8220;İran İle Yaşanan Nükleer Krizin Aşılması Konusunda Türkiye&#8217;nin Attığı Adımların Avrupa&#8217;daki Yankıları&#8221;</strong> “(&#8230;) Peki Türkiye&#8217;nin oynadığı bu rol, AB&#8217;de nasıl yankı buluyor? (&#8230;) İran&#8217;ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine son vermesi için yürütülen pazarlıkların yeniden düğümlenmeye başladığı noktada Türkiye devreye girdi. Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, nükleer görüşmelerin sonuçsuz kalmaması için yürütülen çabalar doğrultusunda İran Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejat&#8217;ı iknaya çalışacak. AB Parlamentosunun İran ile ilişkilerden sorumlu delegasyonuna başkanlık eden Barbara Lochbihler, İran yönetiminin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammet el Baradey&#8217;in önerisine hâlâ yanıt vermediğine dikkat çekerek Türkiye&#8217;nin devreye girmiş olmasını şu sözlerle değerlendirdi: &#8216;Bu noktada büyük bir ihtimalle el Baradey Türkiye&#8217;den İran&#8217;a verilecek zenginleştirilmiş uranyumun depolanmasına ve güvenilir bir taraf olarak yönetmesine izin vermesini istedi. Türkiye de buna olumlu baktığını duyurdu. Bu yolla el Baradey İran&#8217;a daha fazla kendisini güvende hissetmesi için sinyal vermeyi amaçlamış olabilir. Özetle, Türkiye&#8217;den ara bulucu yani yediemin olması istenmiştir.’ Bazı siyasi gözlemciler İran&#8217;ın son dönemde çok yakın ilişkiler içerisinde olduğu Rusya&#8217;dan çok yüzünü Türkiye&#8217;ye döndüğü görüşünde. Peki, Türkiye İran&#8217;ı ikna etmeyi başarabilir mi? Avrupa Parlamentosunun İran&#8217;ı çok yakından tanıyan üyelerinden Lochbihler, bunun çok güç olacağı görüşünde: &#8216;Türkiye Başbakanının Ahmedinejat&#8217;ı bu konuda ikna etmeyi başarması hâlinde bu durum memnuniyetle karşılanır ancak bu çok zor görünüyor. Çünkü bugüne kadar yürütülen müzakerelerde İran ile çok yakın ilişkileri olan ve büyük bir devlet olan Rusya gibi bir ülke bile İran&#8217;a -Önerileri kabul ediyoruz.- dedirtmeyi başaramadı.’ Avrupa Parlamentosunun Dışişleri Komisyonu Üyesi Türkiye&#8217;nin İran&#8217;ı ikna çabalarını şu sözlerle değerlendirdi: &#8216;Çabaların olumlu sonuç verip vermeyeceği ciddi oranda İran&#8217;a bağlı. Eğer, Türkiye İran&#8217;ı BM müzakerelerine taraf olan Konseyin beş daimî üyesi ve Almanya ile Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunun belirttiği koşullar altında ikna etmeyi başarırsa bu gayet tabii ki çok büyük bir başarı olur.’ Bu arada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın Batı&#8217;yı İran&#8217;ın nükleer programı konusunda adil davranmamakla eleştirmesi Avrupa Birliği&#8217;nde büyük yankı bulmuştu. Yeşiller Partisi Milletvekillerinden Lochbihler, Erdoğan&#8217;dan Batı&#8217;nın hangi tutumunu haksız bulduğuna açıklık getirmesini isterken Hristiyan Demokrat Partili Elmar Brok şunları kaydetti: &#8216;İran bugün uluslararası anlaşmalara uymadı ve yine bugüne kadar müzakerelerde yapıcı bir rol oynamadı bu nedenle Erdoğan&#8217;ın AB ile aynı görüşte olan uluslararası topluma yönelik eleştirilerinin gerçekçi bir yanı yok.’&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gazetetv.com/dis-basin/almanya-basini-23-11-2009.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ABD Basını &#8211; 23.11.2009</title>
		<link>http://gazetetv.com/dis-basin/abd-basini-23-11-2009.html</link>
		<comments>http://gazetetv.com/dis-basin/abd-basini-23-11-2009.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 08:40:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dış basın]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[AB]]></category>
		<category><![CDATA[Asbarez]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gazetetv.com/?p=95</guid>
		<description><![CDATA[Asbarez: &#8220;AB&#8217;nin Yeni Başkanı Türkiye&#8217;nin Blok Hakkındaki Arzusuna Karşı Çıkıyor&#8221; “AB liderleri dün, Türkiye&#8217;nin 27 ülkeli bloğa katılımına karşı çıkan Belçika Başbakanı Herman van Rompuy&#8217;u bloğun ilk Başkanı olarak seçti. (&#8230;) EUobserver internet sitesi, Van Rompuy&#8217;un 2004 yılında Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye katılımına sert bir şekilde karşı çıktığını duyurdu. Rompuy&#8217;un konu hakkındaki sözleri şöyleydi: &#8216;Türkiye Avrupa&#8217;nın bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Asbarez: &#8220;AB&#8217;nin Yeni Başkanı Türkiye&#8217;nin Blok Hakkındaki Arzusuna Karşı Çıkıyor&#8221;</strong> “AB liderleri dün, Türkiye&#8217;nin 27 ülkeli bloğa katılımına karşı çıkan Belçika Başbakanı Herman van Rompuy&#8217;u bloğun ilk Başkanı olarak seçti. (&#8230;) EUobserver internet sitesi, Van Rompuy&#8217;un 2004 yılında Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye katılımına sert bir şekilde karşı çıktığını duyurdu. Rompuy&#8217;un konu hakkındaki sözleri şöyleydi: &#8216;Türkiye Avrupa&#8217;nın bir parçası değildir ve hiçbir zaman da olmayacaktır.’ 2004 yılında Belçika Parlamentosundaki bir oturumda Rompuy, konu hakkındaki muhalefetinin AB&#8217;nin Hristiyan &#8216;temel değerlerine’ dayandığını söylemişti. Rompuy&#8217;un konuyla ilgili ifadeleri şöyle: &#8216;AB&#8217;nin Türkiye&#8217;yi de içine alacak şekilde genişlemesi geçmişte olduğu gibi herhangi bir genişleme olarak görülemez. Avrupa&#8217;da geçerli olan ve aynı zamanda Hristiyanlığın temel değerleri olan evrensel değerler, Türkiye gibi büyük bir İslam ülkesinin girişiyle canlılığını kaybedecektir.<br />
<strong>Amerika&#8217;nın Sesi Radyosu: &#8220;AB Yeni Başkanını Seçti&#8221;</strong>&#8220;(&#8230;) Van Rompuy&#8217;un Ankara açısından en sıkıntı yaratan yanı ise Türkiye&#8217;nin AB üyeliğine karşı olması. Van Rompuy bundan 5 yıl önce yaptığı bir konuşmada, &#8216;Türkiye, Avrupa&#8217;nın bir parçası değil ve asla parçası olmayacak.’ demişti. Gelinen aşamada Van Rompuy&#8217;un kişisel görüşlerinde herhangi bir değişiklik yok ancak üstlendiği yeni görev onu farklı davranmaya itecek.Van Rompuy, ana görevinin her konuda olduğu gibi bu konuda da uzlaşı oluşturmak olduğunu ve Türkiye&#8217;nin üyeliği konusundaki kişisel görüşlerinin önem taşımadığını ifade etti.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gazetetv.com/dis-basin/abd-basini-23-11-2009.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın ABD gezisi</title>
		<link>http://gazetetv.com/siyaset/basbakan-sayin-recep-tayyip-erdoganin-abd-gezisi-24-11-2009.html</link>
		<comments>http://gazetetv.com/siyaset/basbakan-sayin-recep-tayyip-erdoganin-abd-gezisi-24-11-2009.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 06:19:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[OBAMA]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gazetetv.com/?p=91</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, ABD Başkanı Barack OBAMA’nın davetine icabetle 05 Aralık 2009 tarihinde ABD’yi ziyaret edecektir. Söz konusu ziyaret çerçevesinde, Sayın Başbakanımız 07 Aralık 2009 tarihinde Başkan OBAMA ile bir görüşme yapacaktır.
Türkiye ve ABD, Irak’tan Afganistan’a, Balkanlardan Orta Doğu’ya, Doğu Akdeniz’den Kafkaslara, terörle mücadeleden enerji arz güvenliği ve küresel mali krize uzanan çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-88" style="margin: 5px;" title="byegm" src="http://gazetetv.com/wp-content/uploads/2009/11/byegm.jpg" alt="byegm" width="81" height="86" />Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, ABD Başkanı Barack OBAMA’nın davetine icabetle 05 Aralık 2009 tarihinde ABD’yi ziyaret edecektir. Söz konusu ziyaret çerçevesinde, Sayın Başbakanımız 07 Aralık 2009 tarihinde Başkan OBAMA ile bir görüşme yapacaktır.<br />
Türkiye ve ABD, Irak’tan Afganistan’a, Balkanlardan Orta Doğu’ya, Doğu Akdeniz’den Kafkaslara, terörle mücadeleden enerji arz güvenliği ve küresel mali krize uzanan çok geniş bir alanda işbirliği yapmaktadır. Bu çerçevede, söz konusu görüşmede, iki yakın müttefik ve stratejik ortak olan Türkiye ve ABD ilişkilerinin yanı sıra, iki ülkenin ortak gündeminde yer alan güncel bölgesel ve küresel konularda görüş alışverişinde bulunulacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gazetetv.com/siyaset/basbakan-sayin-recep-tayyip-erdoganin-abd-gezisi-24-11-2009.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AVUSTURYA Basını &#8211; 20.11.2009</title>
		<link>http://gazetetv.com/dis-basin/avusturya-basini-20-11-2009.html</link>
		<comments>http://gazetetv.com/dis-basin/avusturya-basini-20-11-2009.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 13:41:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dış basın]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Der Standard]]></category>
		<category><![CDATA[Profil]]></category>
		<category><![CDATA[Salzburger Nachrichten]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gazetetv.com/?p=58</guid>
		<description><![CDATA[Profil: &#8220;Komşular Kendi Aralarında&#8230;&#8221;&#8220;Brüksel yerine Tahran, Paris yerine Şam, Berlin yerine Erivan: Üst düzey Türk siyasetçileri bu aralar devlet ziyaretleri gerçekleştirirken, Avrupa&#8217;nın büyük metropollerini tercih etmiyorlar. Ziyaret rotaları, birkaç istisna hariç, kuzeydoğuyu ve güneydoğuyu gösteriyor. (…)Batı, Türkiye&#8217;nin meydan okuyan iyi komşuluk ilişkileri gayretine şüpheyle yaklaşıyor; sırf şimdiye kadar mevcut olan İsrail dostluğunu zayıflattığı için değil. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Profil: &#8220;Komşular Kendi Aralarında&#8230;&#8221;</strong>&#8220;Brüksel yerine Tahran, Paris yerine Şam, Berlin yerine Erivan: Üst düzey Türk siyasetçileri bu aralar devlet ziyaretleri gerçekleştirirken, Avrupa&#8217;nın büyük metropollerini tercih etmiyorlar. Ziyaret rotaları, birkaç istisna hariç, kuzeydoğuyu ve güneydoğuyu gösteriyor. (…)Batı, Türkiye&#8217;nin meydan okuyan iyi komşuluk ilişkileri gayretine şüpheyle yaklaşıyor; sırf şimdiye kadar mevcut olan İsrail dostluğunu zayıflattığı için değil. Temel bir yön değiştirme şüphesi daha büyük bir kaygı yaratıyor. New York Times gazetesi kısa bir süre önce, &#8216;Bu büyük, Müslüman ve laik ülke, yüzünü Batı yerine Doğu&#8217;ya mı dönecek?&#8217; diye sormuş ve birçok Avrupa ülkesinin aday ülke Türkiye&#8217;ye karşı olan reddedici tavrının, NATO üyesi olan bu ülkenin &#8216;AB onu reddetmeden, onun AB&#8217;yi reddetmesine&#8217; yol açacağı görüşünü öne sürmüştü. Ve gerçekten de: Türkiye devletinin zirvesi en azından sözlü olarak &#8216;mızrağı tersine çeviriyor&#8217;. Gül geçen hafta Bratislava&#8217;da &#8216;Tam üyelik dışında hiçbir statüyü kabul etmeyiz&#8217; demişti. Cumhurbaşkanı hoş geçmeyen Paris ziyareti esnasında Le Monde gazetesine verdiği demeçtei, &#8216;Belki Türkler ilerde Avrupa&#8217;yı istemeyebilir, belki Norveç&#8217;in seçtiği yolu tercih ederler.&#8217; şeklinde açıklamada bulunmuştu.(…)AB&#8217;de Türkiye&#8217;nin ekonomik başarılarının yeterince bilinmediği söyleniyor.(…) Nail Alkan, Gazi Üniversitesinde siyaset bilimci ve yeni kurulan, hükümete yakın Stratejik Düşünce Enstitüsü üyesi: &#8216;Türkiye çoktan bölgesel güç oldu. Enerji sağlaması söz konusu olunca AB&#8217;nin bize ihtiyacı var, bizim onlara değil. Bunu Brüksel&#8217;dekiler de biliyor olmalı.&#8217; dedi. AB&#8217;nin çifte standart uyguladığını belirten Aklan sözlerini şöyle sürdürdü: &#8216;Biz 50 yıldır üyelik için bekliyoruz. AB bizden tüm sorunlarımızı üye olmadan çok önce halletmemizi isterken, Romanya ve Bulgaristan&#8217;a sorunlarını üye olduktan sonra çözme izni verdi.&#8217; Türkiye&#8217;nin artık komşularıyla daha iyi ilişkiler içinde olması iki anlama gelebilir: Bir taraftan AB&#8217;ye, ona hiç de muhtaç olmadığı ikazını yapmak, diğer yandan bu üyeliğin şartlarını yerine getirmek için çaba sarf ettiğini göstermek. Kısacası, kendisinin &#8216;kazan-kazan&#8217; durumunda olduğunu göstermek.(…)Kısa bir süre öncesine kadar Türkiye&#8217;nin Avusturya Büyükelçisi olan ve şimdi Dışişleri Bakanlığında Avrupa&#8217;dan sorumlu Müsteşar Yardımcısı olan Selim Yenel, &#8216;Tabii tüm bu sinyaller Türkiye&#8217;de kaygıyla izleniyor. AB&#8217;nin enerji konusunda Türkiye&#8217;ye ihtiyacı olmasına rağmen biz yine de söz sahibi olmayacak mıyız?&#8217; diyor. Türkler aynı zamanda bölgesel sempati toplama hamlelerini Avrupa&#8217;ya sırt çevirme olarak göstermemeye gayret ediyorlar. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik,Türkiye&#8217;nin Batı yanlısı çizgiden vazgeçeceği iddiasını reddediyor. Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) üyeleri ile yaptığı görüşmede, &#8216;Komşu ülkelerle iyi ilişkiler tesis etme çabamız, AB üyeliği hedefimizde bir şey değiştirmiyor.&#8217; dedi. Selim Yenel de &#8216;Komşu ülkelerle ve Rusya ile ilişkiler, Türkiye&#8217;nin AB üyeliğine alternatif olarak görülmemeli&#8217; şeklinde açıklama yaptı. Ama yinede aba altından sopa gösteriliyor. Bu durum da bazı Avrupa siyasetçilerini düşündürüyor. Görevinden ayrılacak olan Alman AB Komiseri Günter Verheugen, Başbakan Angela Merkel&#8217;in aksine, tartışmalı adayın daha çabuk üye olması taraftarı olduğunu açıkladı. SPD&#8217;li politikacı, &#8216;Türkiye&#8217;nin bize ihtiyacı olduğundan çok, bizim Türkiye&#8217;ye ihtiyacımız var. Türkiye şayet Avrupa çizgisinden uzaklaşırsa, bu hiç almamamız gereken çok çok büyük bir risk oluşturur.&#8217; dedi.&#8221;</p>
<p><strong>Der Standard: &#8220;Erdoğan&#8217;ın Çalışkanlar ve Dindarlar Şehri&#8221;</strong> &#8220;(…)Burada maaşlar Türkiye&#8217;nin batı sahilindeki gibi, yaklaşık 700 avro civarında. İşsizlik, sadece Güneydoğu bölgesinden gelen göç akını durmadığı için var. Gaziantep&#8217;in nüfusu 2000 yılından bu yana yüzde 30 artmış, şehre göç edenlerin çoğu Muş, Bingöl ve Urfa&#8217;dan geliyor. Hedefe odaklananların şehrinde yaşayanların çoğu, çoktan yönetici sınıfa dâhil olmuş. Örneğin Cengiz Şimşek, 70 bin kişinin çalıştığı sanayi bölgesinin şefi. İş adamı, &#8216;Avusturyalılar Türkiye&#8217;nin AB üyeliğine neden bu kadar karşı?&#8217; diye merakla soruyor. &#8216;AB bundan ancak kazançlı çıkar. Fakat Türkiye için üyelik o kadar önemli değil. Biz Avrupa standardı, eğitim ve teknoloji istiyoruz.&#8217;&#8221;</p>
<p><strong>Salzburger Nachrichten: &#8220;Avrupa&#8217;ya Giden İpek Yolu&#8221;</strong> &#8220;(…)Bulunduğumuz yer, Türkiye&#8217;nin doğusu; daha doğrusu dağlık Kürt bölgesinde ve tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve Suriye sınırından birkaç kilometre uzaklıktaki Gaziantep. Şehrin eski tarihi, üç üniversitesi ve en önemlisi 70.000 kişinin ekmek parası kazandığı, yeşeren bir sanayi bölgesi var. Şehrin nüfusu son yıllarda adeta patlama yaptı ve 1,6 milyona ulaştı. Artış devam ediyor. Burada ticaret ve ekonomiyle uğraşanların umudu AB. Belediye Başkanı Asım Güzelbey, &#8216;Biz Avrupa&#8217;nın bir parçasıyız.&#8217; diyor. Avrupa bu konuda farklı düşünüyor. Avrupa kapılarını zorlayan Türk elitleri, Avrupa&#8217;nın Türkiye&#8217;nin yakınlaşma çabalarına çekimser kalmasına güceniyorlar. Almanya&#8217;da büyüyen ve şimdi Ankara&#8217;da Stratejik Düşünce Enstitüsü isimli lobi örgütünde çalışan siyaset bilimcisi Mehmet Emin Çağıran, kızgınlığını, &#8216;Türkiye bekliyor, bekliyor ve bekliyor&#8217; şeklinde ifade ediyor. Belirgin eksiklikleri olmasına rağmen Romanya ve Bulgaristan gibi ülkeler üye olurken AB Türkiye&#8217;den, üyeliği aklından geçirebilmesi için dahi, tüm sorunlarını çözmesini istiyor. &#8216;Bu, haksızlık&#8217; diyor Çağıran. Meslektaşı Profesör Haydar Çakmak ise Türkiye&#8217;nin neden birçok AB ülkesinde kötü bir imaja sahip olduğunu şöyle açıklıyor: &#8216;Avrupa Türkiye&#8217;yi, Avrupa&#8217;da yaşayan Türkleri esas alarak değerlendiriyor, fakat resmin tamamı bu değil.&#8217; Avrupalıların Türkler hakkında düşündüklerini gerçekten de göçmenler belirliyor. Bunların çoğu Anadolu&#8217;nun kırsalından gelmiş, düşük eğitimli ve eski gelenek ve göreneklere bağlı insanlar. Fakat bu Türkiye&#8217;nin tamamı değil. İstanbul ve Ankara&#8217;daki büyük alışveriş merkezleri ve iş merkezleri de bu resme dahil. Başörtülü kadınların sayısı, Türkiye&#8217;nin bazı yerlerinde, Batı Avrupa&#8217;da yabancıların oturduğu bölgelerden daha az. Türkiye, dünyanın en büyük 15. ekonomisi ve Avrupa&#8217;nın en genç nüfusuna sahip. Ayrıca Türkiye, her adımda Avrupa&#8217;da misafir işçi çocuğu olarak yetişmiş, Avrupa&#8217;da sosyalleşmiş ve geri dönmüş elitlere rastlanan bir ülke: Viyana&#8217;nın Döbling bölgesinde liseyi okumuş bir şirket danışmanı bayan, Almanya&#8217;da doktor olarak çalışmış bir belediye başkanı, Berlin&#8217;de doğmuş bir turist rehberi ve Alman geçmişini unutmamış bir bayan şef sekreter. Bunların hepsi ülkelerini Avrupa&#8217;ya taşımak istiyor ve hepsi Avrupa tarafından yalnız bırakıldığını düşünüyor. Özellikle Avusturya tarafından. Bizim ülkemizin, Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye yakınlaşmasının en sert frenleyicilerinden biri olduğunu ve Türk düşmanlığının Avusturya seçim kampanyalarının ana unsurunu teşkil ettiğini, burada herkes gayet iyi biliyor. Türkiye&#8217;yi ziyaret eden bir Avusturyalının ülkeye girişteki ilk izlenimi olumlu değil: Avusturyalı ziyaretçi, havaalanında gişenin arkasında bekleyen nezaketsiz bir bayana, pasaportuna yapıştırılan ve adına vize denen şey için 15 avro ödemek zorunda. Türk işadamlarıyla konuştuğumuzda, bunun Türk hükümetinin birmisillemesi olduğunu öğreniyoruz. Avrupa&#8217;da iş yapmak isteyen Türk şirketlerine hizmet veren UDAS isimli danışmanlık ajansının yetkilisi, &#8216;Avusturya, Türk vatandaşlarına vize verilmesi konusunda büyük zorluklar çıkaran ülkelerden biri.&#8217; şeklinde yakınıyor. Türk iş adamları, Avusturya makamlarının şirket hesabı ve ödeme kabiliyeti konusunda çok ayrıntılı bilgi istemelerini eziyet olarak algılıyorlar ve bunun sadece Türk ekonomisine değil, Avusturya ekonomisine de zarar verdiğini düşünüyorlar. O halde Türkiye hemen AB&#8217;ye girsin mi? Edindiğimiz izlenim çelişkili. Bugünlerde Türk gazeteleri şu haberlerle dolu: Üst düzey askerlerin hükümeti devirme komplosu, 18 ay hapis cezasına çarptırılan Kürt milletvekili, bir araştırmanın sonuçlarına göre Türk kadınlarının yüzde 25&#8242;nin kocaları tarafından dövülmelerini doğru bulmaları. AB olgunluğu bundan daha farklı bir şey. Ve Kürtler? Konuştuğumuz Batı taraftarı üst düzey kişilerin Türkiye&#8217;de azınlık bulunmadığını kanıtlamaya harcadıkları enerji, aklımızı karıştırıyor. Dolayısıyla azınlık hakları da doğmazmış. Ya Kürtler? Soru soran Avusturyalı gazetecilere, onların da Türk olduğu hükmü iletiliyor.(…)Ama bir Avrupa metropolünden farkı olmayan İstanbul&#8217;un işlek caddelerinde yürüyen birinde şu izlenim oluşuyor: Bu ülkenin birçok bölgesi, Avrupa&#8217;nın birçok bölgesinden daha Avrupalı.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gazetetv.com/dis-basin/avusturya-basini-20-11-2009.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
