ALMANYA Basını – 23.11.2009
Almanya’nın Sesi Radyosu: “İran İle Yaşanan Nükleer Krizin Aşılması Konusunda Türkiye’nin Attığı Adımların Avrupa’daki Yankıları” “(…) Peki Türkiye’nin oynadığı bu rol, AB’de nasıl yankı buluyor? (…) İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine son vermesi için yürütülen pazarlıkların yeniden düğümlenmeye başladığı noktada Türkiye devreye girdi. Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, nükleer görüşmelerin sonuçsuz kalmaması için yürütülen çabalar doğrultusunda İran Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejat’ı iknaya çalışacak. AB Parlamentosunun İran ile ilişkilerden sorumlu delegasyonuna başkanlık eden Barbara Lochbihler, İran yönetiminin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammet el Baradey’in önerisine hâlâ yanıt vermediğine dikkat çekerek Türkiye’nin devreye girmiş olmasını şu sözlerle değerlendirdi: ‘Bu noktada büyük bir ihtimalle el Baradey Türkiye’den İran’a verilecek zenginleştirilmiş uranyumun depolanmasına ve güvenilir bir taraf olarak yönetmesine izin vermesini istedi. Türkiye de buna olumlu baktığını duyurdu. Bu yolla el Baradey İran’a daha fazla kendisini güvende hissetmesi için sinyal vermeyi amaçlamış olabilir. Özetle, Türkiye’den ara bulucu yani yediemin olması istenmiştir.’ Bazı siyasi gözlemciler İran’ın son dönemde çok yakın ilişkiler içerisinde olduğu Rusya’dan çok yüzünü Türkiye’ye döndüğü görüşünde. Peki, Türkiye İran’ı ikna etmeyi başarabilir mi? Avrupa Parlamentosunun İran’ı çok yakından tanıyan üyelerinden Lochbihler, bunun çok güç olacağı görüşünde: ‘Türkiye Başbakanının Ahmedinejat’ı bu konuda ikna etmeyi başarması hâlinde bu durum memnuniyetle karşılanır ancak bu çok zor görünüyor. Çünkü bugüne kadar yürütülen müzakerelerde İran ile çok yakın ilişkileri olan ve büyük bir devlet olan Rusya gibi bir ülke bile İran’a -Önerileri kabul ediyoruz.- dedirtmeyi başaramadı.’ Avrupa Parlamentosunun Dışişleri Komisyonu Üyesi Türkiye’nin İran’ı ikna çabalarını şu sözlerle değerlendirdi: ‘Çabaların olumlu sonuç verip vermeyeceği ciddi oranda İran’a bağlı. Eğer, Türkiye İran’ı BM müzakerelerine taraf olan Konseyin beş daimî üyesi ve Almanya ile Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunun belirttiği koşullar altında ikna etmeyi başarırsa bu gayet tabii ki çok büyük bir başarı olur.’ Bu arada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı’yı İran’ın nükleer programı konusunda adil davranmamakla eleştirmesi Avrupa Birliği’nde büyük yankı bulmuştu. Yeşiller Partisi Milletvekillerinden Lochbihler, Erdoğan’dan Batı’nın hangi tutumunu haksız bulduğuna açıklık getirmesini isterken Hristiyan Demokrat Partili Elmar Brok şunları kaydetti: ‘İran bugün uluslararası anlaşmalara uymadı ve yine bugüne kadar müzakerelerde yapıcı bir rol oynamadı bu nedenle Erdoğan’ın AB ile aynı görüşte olan uluslararası topluma yönelik eleştirilerinin gerçekçi bir yanı yok.’”